Yargı Bölümü
Anayasa Mahkemesi Kararları
Diğer
Anayasa Mahkemesi, İcra ve İflas Kanunu'nun 82. maddesinin 12. bendi kapsamında borçlunun "hâline münasip evi"nin haczedilemeyeceğini öngören kuralın Anayasa'ya aykırı olmadığına oybirliğiyle karar verdi. Sakarya 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin itiraz başvurusu reddedildi.
- İtiraz konusu kural, borçlunun mevcut sahip olduğu hâline münasip evini haczedilmezken, evi bulunmayan borçlunun mal varlığından ev almasına yetecek miktarın haciz dışı bırakılmasını öngörmemektedir; Mahkeme bu farkın eşitsizlik oluşturmadığına hükmetmiştir.
- Mahkeme; evin kıymetinin fazla olması durumunda satılarak borçluya hâline münasip ev almasına yetecek miktarın bırakılacağını ve kalan bedelin alacaklıya ödeneceğini, dolayısıyla alacaklının mülkiyet hakkının tamamen işlevsiz kılınmadığını vurgulamıştır.
- Yürürlüğün durdurulması talebi de 16/4/2026 tarihinde oybirliğiyle reddedilmiştir.
Resmî Gazete'de oku →
Diğer
Ankara 73. İş Mahkemesi, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca yargılama sırasında tespit edilen noksan dava değeri üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam edilememesini öngören kuralın Anayasa'ya aykırı olduğunu ileri sürerek iptali talebiyle başvurmuştur. Anayasa Mahkemesi, söz konusu kuralın mahkemeye erişim hakkına orantısız bir müdahale oluşturmadığına hükmedererek itirazı oybirliğiyle reddetmiştir.
- İtiraz konusu kural, yargılama sırasında dava değerinin dilekçede belirtilenden fazla olduğunun anlaşılması halinde yalnızca o celse için yargılamaya devam edilmesine, bir sonraki celseye kadar noksan karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam edilememesine ilişkin 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 30. maddesidir.
- Mahkeme; karar ve ilam harcının dörtte birinin peşin alınması zorunluluğunun makul olduğunu, ödeme gücü zayıf kişiler için adli yardım sisteminin mevcut olduğunu ve dosyanın işlemden kaldırılması halinde dahi HMK'nın 150. maddesi kapsamında yenileme imkânının bulunduğunu gerekçe olarak göstermiştir.
- Karar, Anayasa'nın 13. ve 36. maddelerine aykırılık iddiasını esastan reddederek, 2., 5., 35., 40. ve 141. maddeleri yönünden ayrıca inceleme yapılmasına gerek görmemiştir.
Resmî Gazete'de oku →
Diğer
Anayasa Mahkemesi, 6 yıllık lisans programlarının azami 9 yılda tamamlanması zorunluluğunu düzenleyen Yükseköğretim Kanunu hükmünün Anayasa'ya aykırı olmadığına oybirliğiyle karar verdi. İtiraz, Ankara 19. İdare Mahkemesi tarafından azami süreyi aşan bir öğrencinin üniversiteyle ilişiğinin kesilmesi üzerine yapılmıştı.
- 6 yıllık lisans programlarında öğrencilere normal süreye ek olarak 3 yıl daha tanınmakta; 9 yılı dolduranların üniversiteyle ilişiği kesilmektedir.
- Mahkeme, azami süre uygulamasını kamu kaynağının verimli kullanılması ve eğitim kalitesinin korunması bakımından meşru ve ölçülü bir sınırlama olarak değerlendirdi.
- Kanunda yer alan ek sınav hakları (son sınıfa sınırsız sınav, diğer durumlara özel ek sınav imkânları) aşırı külfeti hafifleten mekanizmalar olarak dikkate alındı.
Resmî Gazete'de oku →
Diğer
Muğla'nın Yatağan ilçesinde kadastro sınır düzeltmesi nedeniyle taşınmazının bir bölümünün komşu parsellere eklendiğini öne süren başvurucu İsmail Küçük'ün mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiası Anayasa Mahkemesi tarafından kabul edilemez bulunmuştur. Mahkeme, yapılan düzeltme işleminin başvurucu lehine sonuçlandığını ve herhangi bir zarara yol açmadığını tespit etmiştir.
- Bilirkişi raporlarına göre 2130 parsel sayılı taşınmazdan komşu parsellere eklenmesi gereken toplam alan 42,97 m² iken fiilen daha az bir miktar alınmış; dolayısıyla düzeltme işlemi başvurucu aleyhine değil lehine gerçekleşmiştir.
- Kadastro Müdürlüğünce yapılan düzeltme, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 41. maddesi uyarınca gerçekleştirilmiş; Sulh ve Asliye Hukuk Mahkemelerinin kararları ile Yargıtay 16. Hukuk Dairesi'nin 11/6/2020 tarihli onama kararı da düzeltmenin yerinde olduğunu teyit etmiştir.
- Anayasa Mahkemesi, mülkiyet hakkının ihlali iddiasını açıkça dayanaktan yoksun bularak oybirliğiyle kabul edilemezlik kararı vermiş; yargılama giderleri başvurucu üzerinde bırakılmıştır.
Resmî Gazete'de oku →
Diğer
Anayasa Mahkemesi, işe iade davası açmadan önce yanlış işverene karşı ara buluculuk yapan ve sonradan gerçek işverene karşı taraf değişikliği yoluna giden başvurucunun davasının "dava şartı yokluğu" gerekçesiyle usulden reddedilmesinin mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğine oybirliğiyle karar verdi. Karar, iş davalarında zorunlu ara buluculuk şartının katı ve şekli yorumlanmasının hak kaybına yol açacağını ortaya koymaktadır.
- Bölge Adliye Mahkemesi, taraf değişikliğinden önce gerçek işverene karşı ara buluculuk yapılmamış olmasını gerekçe göstererek davayı kesin biçimde usulden reddetmişti; AYM bu yorumu aşırı katı ve orantısız buldu.
- AYM, yeniden yargılama yapılması için dosyayı Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi aracılığıyla Kocaeli 4. İş Mahkemesi'ne gönderdi; tazminat talebini ise reddetti.
- Başvuruculara 487,60 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 40.487,60 TL yargılama gideri ödenmesine hükmedildi.
Resmî Gazete'de oku →
Diğer
Anayasa Mahkemesi, haciz sırasında hazır bulunmadığı hâlde eski eşiyle aynı adreste ikamet ettiği varsayımıyla istihkak davasını süre aşımı gerekçesiyle reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararının mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğine hükmetmiştir. Haciz, başvurucunun kendi adresinde değil kayınbabasının şirket adresinde gerçekleştiğinden, süre başlatıcı karinenin katı biçimde uygulanmasının kanuni dayanağı bulunmamaktadır.
- Dava, İİK m. 96/3'teki 'birlikte oturan kimseler haczi öğrenmiş sayılır' karinenin, haciz başvurucunun ortak ikametgahı dışında (kayınbabasının şirket kasasında) yapılmasına rağmen uygulanması nedeniyle açılmıştır.
- Anayasa Mahkemesi yeniden yargılama yapılmasına hükmetmiş; 40.664,10 TL yargılama giderinin (664,10 TL harç + 40.000 TL vekâlet ücreti) başvurucuya ödenmesine karar vermiştir.
- Manevi tazminat talebi, yeniden yargılamanın yeterli giderim sağlayacağı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Resmî Gazete'de oku →