Bağımsız ve ücretsiz bir hizmettir. Resmî Gazete veya herhangi bir devlet kurumuyla bağlantısı yoktur; resmî bir kaynak değildir.

6 Ağustos 2026 · Sayı 33332

Anayasa Mahkemesinin 18/2/2026 Tarihli ve 2022/63967 Başvuru Numaralı Kararı

Diğer Yargı Bölümü · Anayasa Mahkemesi Kararları ·

Anayasa Mahkemesi, haciz sırasında hazır bulunmadığı hâlde eski eşiyle aynı adreste ikamet ettiği varsayımıyla istihkak davasını süre aşımı gerekçesiyle reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararının mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğine hükmetmiştir. Haciz, başvurucunun kendi adresinde değil kayınbabasının şirket adresinde gerçekleştiğinden, süre başlatıcı karinenin katı biçimde uygulanmasının kanuni dayanağı bulunmamaktadır.

Ne getiriyor?

Anayasa Mahkemesi, Sevra Gül Ersayın'ın başvurusunu kabul ederek mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine oybirliğiyle karar verdi. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin istihkak davasını "sürede açılmamış" gerekçesiyle reddetmesi hatalı bulundu; zira başvurucu, haczin ortak kullanılan bir adreste değil kayınbabasının işyerinde gerçekleştirildiğini belgelemişti ve dava süresinin o tarihten başlatılması kanuni dayanaktan yoksun görüldü. Dava yeniden görülmek üzere Beykoz İcra Hukuk Mahkemesi'ne iade edildi; başvurucuya ayrıca 40.664,10 TL yargılama gideri ödenmesine hükmedildi.

Kimleri etkiliyor?

  • Haciz sırasında hazır bulunmadığı hâlde haczedilen mallar üzerinde istihkak (mülkiyet) iddiasında bulunan üçüncü kişiler
  • Borçluyla aynı adreste oturmayan ancak borçluyla akraba olan kişiler (eş, aile üyeleri vb.) hakkında uygulanan hacizlerde hak arayan bireyler
  • İstihkak davası açma süresine ilişkin karar veren icra hukuk mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri
  • Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yolunu kullanan vatandaşlar

Yürürlük: Karar 18 Şubat 2026 tarihinde oybirliğiyle verilmiş olup 6 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.

Sık sorulan sorular

Bu karar ne anlama geliyor? Başvurucu davayı kazandı mı?

Anayasa Mahkemesi, başvurucunun mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Ancak davanın esası (ziynet eşyalarının kime ait olduğu) henüz karara bağlanmadı; dosya yeniden yargılama yapılmak üzere Beykoz İcra Hukuk Mahkemesi'ne iade edildi.

Dava neden süre yönünden reddedilmişti?

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, başvurucunun eski eşiyle birlikte oturduğunu kabul ederek haczin yapıldığı gün davadan haberdar olduğunu ve dört ay sonra açılan davanın süresi geçmiş sayıldığını gerekçe göstermişti.

Anayasa Mahkemesi bu süre hesabını neden hatalı buldu?

Mahkeme, haczin başvurucunun kayınbabasının işyerinde gerçekleştiğini, başvurucunun borçlu eşiyle aynı adreste oturmadığının kanıtlanmadığını ve başvurucunun hacizden ne zaman haberdar olduğuna dair somut bir tespit yapılmadan sırf birlikte oturma karinesine dayanılarak davanın reddedilmesinin kanuni dayanaktan yoksun olduğunu saptadı.

Başvurucuya herhangi bir para ödenecek mi?

Evet, başvurucunun tazminat talebi reddedildi; ancak 664,10 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 40.664,10 TL yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine hükmedildi. Ödeme, kararın tebliğinden itibaren dört ay içinde yapılmazsa yasal faiz işleyecektir.

Bu karar benzer durumdaki kişiler için emsal niteliği taşıyor mu?

Karar, haciz sırasında hazır bulunmayan ve borçluyla aynı adreste oturmayan kişilerin, salt birlikte oturma karinesi gerekçesiyle istihkak davası hakkından yoksun bırakılamayacağını ortaya koyuyor; mahkemeler bu karinenin uygulanmasında olayın somut koşullarını değerlendirmek zorunda.

Resmî Gazete'de tam metni oku →

Bu özet yapay zeka ile üretilmiştir; bağlayıcı değildir. Esas alınacak metin Resmî Gazete'nin kendisidir.

Aynı sayıdan diğer maddeler

6 Ağustos 2026 tarihli tüm özete dön →