Yargı Bölümü
Anayasa Mahkemesi Kararları
Diğer
Anayasa Mahkemesi, kolluk personelinin belirlenen sürelerde mal bildiriminde bulunmaması hâlinde 12 ay uzun süreli durdurma cezası öngören 7068 sayılı Kanun hükmünü Anayasa'ya aykırı bulmayarak itirazı oybirliğiyle reddetti. Karar, Emniyet, Jandarma ve Sahil Güvenlik personelini doğrudan etkiliyor.
- İtiraz konusu kural, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Kanunu'nun 8. maddesinin (5) numaralı fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendi olup ihlal hâlinde 12 ay uzun süreli kademe durdurma cezası öngörmektedir.
- Mahkeme; disiplin cezasının cezai nitelik taşımadığına, dolayısıyla 3628 sayılı Kanun'daki adli suç yaptırımıyla birden fazla yargılanmama (ne bis in idem) ilkesinin ihlalinin söz konusu olmadığına hükmetti.
- Erzurum Bölge İdare Mahkemesi'nin itirazına konu olan 'gerçeğe aykırı bildirimde bulunmak' ibaresi ise davada uygulanabilir olmadığından yetkisizlik nedeniyle reddedildi.
Resmî Gazete'de oku →
Diğer
Anayasa Mahkemesi, Emlak Vergisi Kanunu'nun 29. maddesinde yer alan "arsalar için her mahalle" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olmadığına oybirliğiyle karar verdi. Söz konusu ibare, arsa ve arazilerin vergi değerinin hesaplanmasında esas alınan birim değerlerin mahalleye göre ayrı ayrı belirlenmesini düzenlemekte olup arsa sahiplerini doğrudan etkilemektedir.
- İtiraz, Kahramanmaraş 1. İdare Mahkemesi'nin ruhsatsız yapı nedeniyle uygulanan idari para cezasına ilişkin bir davada, cezanın hesabına esas vergi değerini belirleyen kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanaatiyle yapılmıştır.
- Mahkeme, kuralın mülkiyet hakkını sınırladığını kabul etmekle birlikte bu sınırlamanın meşru bir amaca (gerçek vergi değerine ulaşma) dayandığını ve ölçülü olduğunu değerlendirerek itirazı reddetmiştir.
- Karar, birden fazla caddeye bitişik parseller için hangi caddenin birim fiyatının esas alınacağı gibi uygulama sorunlarının anayasallık denetimi kapsamında değil, yargı içtihadıyla çözülmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
Resmî Gazete'de oku →
Diğer
Anayasa Mahkemesi, İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin (5) numaralı fıkrasının ikinci cümlesini —bölge idare mahkemesinin görevsizlik/yetkisizlik gibi usul gerekçesiyle ilk derece kararını kaldırıp dosyayı gönderdiği durumlarda verilen kararların kesin olduğuna dair hükmü— Anayasa'ya aykırı bulmayarak itirazı oybirliğiyle reddetti. Bu karar, söz konusu usul hükmünün geçerliliğini ve bölge idare mahkemesi kararlarına karşı kanun yoluna başvurulamaması uygulamasını teyit etmektedir.
- İtiraz, vazife malullüğü aylığı talebinin reddine ilişkin davayı inceleyen Ankara 23. İdare Mahkemesi tarafından yapılmıştı; mahkeme, söz konusu hükmün Anayasa'nın 2., 13. ve 36. maddelerine aykırı olduğunu ileri sürmüştü.
- Mahkeme, fıkranın birinci cümlesini (istinaf başvurusunun kabulüyle dosyanın gönderildiği halleri düzenleyen bölüm) davada uygulanabilir görmeyerek yetkisizlik nedeniyle reddetti; yalnızca ikinci cümlenin esasını inceledi.
- Anayasa Mahkemesi, kararların kesin olmasının uyuşmazlığı sona erdirmediğini, ilgili mahkemenin yeniden karar vereceğini ve bu kararlara istinaf/temyiz yolunun açık olduğunu belirterek adil yargılanma hakkının zedelenmediği sonucuna vardı.
Resmî Gazete'de oku →
Kaldırma
Anayasa Mahkemesi, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tazminat davalarında idarenin teminatsız olarak icranın geri bırakılmasını talep edebilmesine imkân tanıyan 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun ek 4. maddesinin ikinci fıkrasını iptal etti. Mahkeme, söz konusu düzenlemenin mülkiyet hakkını orantısız biçimde kısıtladığına ve Anayasa'nın 13., 35. ve 46. maddelerine aykırı olduğuna oyçokluğuyla hükmetti.
- İptal edilen hüküm; kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan mahkeme kararlarına dayalı icra takiplerinde idarenin herhangi bir teminat göstermeksizin İcra İflas Kanunu'nun 36. maddesi kapsamında icranın geri bırakılmasını talep edebilmesine olanak tanıyordu.
- Mahkeme; idarenin teminatsız geri bırakma talebinin, karar kesinleşene kadar alacağın tahsilini erteleyeceğini ve bu süreçte paranın değer kaybına karşı telafi mekanizması da öngörülmediğinden mülkiyet hakkına ölçüsüz müdahale oluşturduğunu tespit etti.
- Karar 13/5/2026 tarihinde oyçokluğuyla alındı; üye Yıldız Seferinoğlu, düzenlemenin icra mahkemesinin denetimine tabi geçici ve usule ilişkin bir koruma mekanizması olduğu gerekçesiyle karara karşı oy kullandı.
Resmî Gazete'de oku →
Diğer
Anayasa Mahkemesi, nitelikli dolandırıcılık (TCK m. 158) davalarının ağır ceza mahkemelerinden alınarak asliye ceza mahkemelerine devredilmesini öngören yasal düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olmadığına oybirliğiyle hükmetti. Üç ayrı asliye ceza mahkemesinin itiraz başvurusu reddedildi.
- 24/12/2025 tarihli 7571 sayılı Kanun'un 12. maddesiyle 5235 sayılı Kanun'un 12. maddesinden '...nitelikli dolandırıcılık (m. 158),...' ibaresi çıkarılmış; böylece bu suçlara ilişkin davalar ağır ceza mahkemesinden asliye ceza mahkemesine kaydırılmıştır.
- Geçici 7. madde uyarınca, kanunun yürürlüğe girdiği tarihte ağır ceza mahkemelerinde görülmekte olan veya istinaf/temyiz aşamasındaki nitelikli dolandırıcılık davaları için görevsizlik ya da bozma kararı verilemez; bu davalar kesin hükümle sonuçlanana dek eski kurallara göre görülmeye devam eder.
- Mahkeme, düzenlemenin görev uyuşmazlıklarını gidermek, uzmanlaşmayı sağlamak ve yargılamayı hızlandırmak amacıyla yapıldığını tespit ederek doğal hâkim ilkesi ile adil yargılanma hakkını ihlal etmediği sonucuna ulaşmıştır.
Resmî Gazete'de oku →
Diğer
Anayasa Mahkemesi, mahkeme kararıyla isim ve cinsiyet değişikliği yapan bir kişinin üniversite diplomasının yeni kimlik bilgilerine göre yeniden düzenlenmesi talebinin reddedilmesinin Anayasa'nın 20. maddesindeki özel hayata saygı hakkını ihlal ettiğine hükmetti. Dava, Zonguldak İdare Mahkemesine yeniden yargılama yapılmak üzere gönderildi.
- İdare ve yargı mercileri, diploma yenileme talebini yalnızca ikincil mevzuata (üniversite yönergesi) dayandırarak reddetmiş; kanuni bir düzenleme bulunmaması nedeniyle müdahalenin kanunilik ölçütünü karşılamadığı tespit edilmiştir.
- Karara karşı iki üye (Muhterem İNCE ve Ömer ÇINAR) karşıoy kullanmış; adın değişmesinin kişisel durumu değiştirmediğini ve diploma üzerine açıklama yazılmasının yeterli olduğunu savunmuştur.
- Başvurucuya 446,90 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 40.446,90 TL yargılama gideri ödenmesine karar verilmiştir.
Resmî Gazete'de oku →
Diğer
Tokat'ta görev yapan öğretmen Kaya Baler, disiplin soruşturması sırasında tanıkları dinlenmeden ve savunması yeterince alınmadan uyarma cezası verilmesi ile görev yerinin değiştirilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulunmuştur. Mahkeme, şikâyetlerin tamamının yargılama aşamasına değil disiplin soruşturması aşamasına ilişkin olduğunu tespit ederek başvuruyu konu bakımından yetkisizlik nedeniyle oyçokluğuyla kabul edilemez bulmuştur.
- Başvurucu, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesi kapsamında 'amire saygısız davranmak' fiili nedeniyle önce kınama, itiraz üzerine bir alt ceza olan uyarma cezasıyla tecziye edilmiş ve görev yeri değiştirilmiştir.
- Mahkeme çoğunluğu, adil yargılanma hakkının yalnızca mahkemedeki yargılama sürecini kapsadığını; disiplin soruşturması aşamasındaki usul eksikliklerinin istisnai durumlar dışında bireysel başvuruya konu olamayacağına hükmetmiştir.
- Başkan Basri Bağcı ve üye Kenan Yaşar karşıoy yazmış; savunma tanıklarının hiç dinlenmemesinin silahların eşitliği ilkesini ihlal ettiğini ve başvurunun esastan incelenmesi gerektiğini savunmuştur.
Resmî Gazete'de oku →