Yargı Bölümü
Anayasa Mahkemesi Kararları
Diğer
Anayasa Mahkemesi, 7532 sayılı Kanun'un çeşitli maddelerine yönelik iptal taleplerini incelemiş; noterlik kanunundaki tatil günleri düzenlemesi ile ceza muhakemesindeki sanık bildirimi kuralını iptal etmiş, diğer talepleri reddetmiştir. İptal kararları avukatlık stajı, noter çalışma saatleri, bölge adliye mahkemesi savcılık kadrosu ve ceza infaz kurumlarındaki eğitim haklarını doğrudan etkileyen düzenlemeleri kapsamaktadır.
- Noterlik Kanunu'nun 52. maddesindeki 'yönetmelikte düzenlenir' ibaresi iptal edildi; noterlerin tatil günü çalışma esaslarının kanunda temel ilkeleriyle belirlenmeksizin Bakanlığa bırakılması dinlenme hakkını kanunilik şartından yoksun kılmaktadır — iptal hükmü Resmî Gazete'de yayımından 9 ay sonra yürürlüğe girecek.
- CMK 226/4. fıkrasının 3. cümlesi iptal edildi; sanığın dosyadaki son adresine bildirim yapılamaması veya bildirime rağmen duruşmaya gelmemesi hâlinde müdafiye yapılan bildirimin yeterli sayılarak yargılamanın sonuçlandırılmasına imkân tanıyan kural adil yargılanma hakkına ölçüsüz sınırlama getirdiği gerekçesiyle kaldırıldı.
- Avukatlık stajında kamu görevini 'aksatmayacak/aksama' ibareleri, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcıvekilliği kadrosu ve ceza infaz kurumlarındaki eğitim şartlarına ilişkin iptal talepleri oybirliğiyle reddedildi.
Resmî Gazete'de oku →
Diğer
Anayasa Mahkemesi, yargı kararıyla iptal edilen bir ihaleden yasaklama işlemine dayanılarak irat kaydedilen teminat mektubundan doğan zararın tazmin edilmemesinin mülkiyet hakkını ihlal ettiğine hükmetti. Dava, Ankara Bölge İdare Mahkemesi'nin tazminat talebini reddetmesi üzerine açılan bireysel başvuruya ilişkindir.
- İhaleye yasaklama kararı 17/4/2014'te mahkemece iptal edilip kesinleşmiş olmasına karşın, irat kaydedilen 10.210,62 TL tutarındaki teminat mektubunun iadesi sağlanamamıştır.
- Bölge İdare Mahkemesi, yasaklama işlemi ile teminatın irat kaydı işlemini birbirinden bağımsız görerek tazminat davasını reddetmiş; Anayasa Mahkemesi bu gerekçeyi Danıştay yerleşik içtihadından ayrılma olarak değerlendirmiştir.
- Mahkeme tazminat talebini reddedip yeniden yargılama yapılmasına hükmetti; başvurucuya 40.487,60 TL (487,60 TL harç + 40.000 TL vekâlet ücreti) yargılama gideri ödenmesine karar verdi.
Resmî Gazete'de oku →
Diğer
Anayasa Mahkemesi, Mehmet Ozan Özerdem'in özel belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından mahkûm edilmesine ilişkin bireysel başvurusunu kabul edilemez buldu. Başvurucu; daha önce kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen aynı eylem nedeniyle yeniden yargılanmasının "aynı fiil nedeniyle iki kez yargılanmama" ilkesini ihlal ettiğini öne sürmüş, ancak Mahkeme bu iddiayı açıkça dayanaktan yoksun bularak reddetmiştir.
- İlk soruşturmada (2010) delil yetersizliği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişti; Mahkeme, bu kararın suçun esasını inceleyen bir mahkûmiyet/beraat hükmü niteliği taşımadığını ve dolayısıyla 'non bis in idem' ilkesinin kapsamına girmediğini değerlendirdi.
- İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesi, başvurucuyu 6/6/2016 tarihinde özel belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle ayrı ayrı 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırmış; Yargıtay 11. Ceza Dairesi bu kararı 7/2/2022 tarihinde onamıştı.
- Savunma hakkı, silahların eşitliği ve hakkaniyete uygun yargılanma hakkına ilişkin diğer ihlal iddiaları da kabul edilebilirlik kriterlerini karşılamadığı gerekçesiyle reddedildi; yargılama giderleri başvurucu üzerinde bırakıldı.
Resmî Gazete'de oku →
Diğer
Anayasa Mahkemesi, memnu hakların iadesi talebini reddeden Yumurtalık Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararının yeterli gerekçe içermediğine hükmederek Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Dava, askeri mahkemece 2014 yılında çeşitli suçlardan para cezasına çarptırılan ve cezasını infaz eden başvurucunun 2021'de yaptığı memnu hakların iadesi talebinin reddedilmesiyle ilgilidir.
- Mahkeme, başvurucu hakkındaki soruşturmaların tamamının takipsizlikle sonuçlanmasına ve herhangi bir mahkûmiyet bulunmamasına rağmen 'iyi hâllilik' koşulunun neden sağlanmadığını gerekçeli biçimde açıklamadan talebi reddetmiştir.
- Yeniden yargılama yapılmak üzere dosya Yumurtalık Asliye Ceza Mahkemesi'ne (2021/37 D.İş) gönderilmiş; başvurucunun 10.000 TL manevi tazminat talebi ise reddedilmiştir.
- Başvurucuya 664,10 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 40.664,10 TL yargılama gideri ödenmesine hükmedilmiş; ödemenin kararın tebliğinden itibaren 4 ay içinde yapılması, gecikme hâlinde yasal faiz uygulanması kararlaştırılmıştır.
Resmî Gazete'de oku →
Diğer
Anayasa Mahkemesi, Nurcan Aslan'ın terör suçlamasıyla yargılandığı davada aleyhine beyanda bulunan tanıkları sorgulatamadığı gerekçesiyle yaptığı bireysel başvuruyu inceledi. Mahkeme, söz konusu tanık beyanlarının mahkûmiyette tek veya belirleyici delil niteliği taşımadığını tespit ederek adil yargılanma hakkı kapsamındaki tanık sorgulama hakkının ihlal edilmediğine oybirliğiyle hükmetti.
- Başvurucu, Nusaybin'de 2016 yılındaki PKK/KCK operasyonları sırasında yakalanmış; devletin birliğini bozma suçundan 16 yıl 8 ay, kasten öldürmeye teşebbüsten 8 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılmış ve hüküm Yargıtay'ca 15/2/2022'de kesinleşmiştir.
- Mahkeme, tanık ifadelerinin 'tek veya belirleyici' delil olmadığını saptadığından üç aşamalı tanık sorgulama testinin üçüncü aşamasına (karşı dengeleyici güvenceler) geçme gereği duymamıştır.
- Başvurucu, ödeme gücünden yoksun olduğu gerekçesiyle adli yardım talebini kabul ettirmiş ve yargılama giderlerinden tamamen muaf tutulmuştur.
Resmî Gazete'de oku →
Diğer
Anayasa Mahkemesi, mahkûmiyete dayalı infaz sürecinde yasal dayanağı ortadan kalkan 23 yıl 354 günlük ceza süresinin diğer cezalardan mahsup edilmemesi nedeniyle Fahri Tırpan'ın kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine oybirliğiyle karar verdi. Karar, yeniden yargılama yapılması için Edirne 2. İnfaz Hâkimliğine gönderildi.
- 5275 sayılı Kanun'a 2013'te eklenen geçici 5. madde, 7 Kasım 1982 öncesi suçlara verilen koşullu salıverilme kararlarını hükümsüz kıldığından, başvurucunun 1995-2019 yılları arasında ceza infaz kurumunda geçirdiği 23 yıl 354 günlük süre hukuki dayanaktan yoksun tutmaya dönüşmüştür.
- İnfaz Hâkimliği, söz konusu sürenin zaten başka cezadan mahsup edildiği gerekçesiyle ek mahsup talebini reddetmiş; Anayasa Mahkemesi bu yaklaşımı Anayasa'nın 19. maddesini ihlal eder bulmuştur.
- Tazminat talebi reddedilmiş, başvurucuya yalnızca 43.518,70 TL yargılama gideri (3.518,70 TL harç + 40.000 TL vekâlet ücreti) ödenmesine hükmedilmiştir.
Resmî Gazete'de oku →