Bağımsız ve ücretsiz bir hizmettir. Resmî Gazete veya herhangi bir devlet kurumuyla bağlantısı yoktur; resmî bir kaynak değildir.

Resmî Gazete Özeti

21 Mayıs 2026

Sayı 33260 · 14 madde özetlendi

İlgi alanlarını seç — sana uygun maddeler öne çıksın

Yürütme ve İdare Bölümü

Hâkimler Ve Savcılar Kurulu Kararları

Diğer

Hâkimler ve Savcılar Kuruluna Ait Kararlar

[Özet üretilemedi: HTTPSConnectionPool(host='212.174.186.1', port=443): Read timed out.]

Resmî Gazete'de oku →

Yönetmelik

Kaldırma

Ekonomi Bakanlığınca Lisansüstü Öğrenim Amacıyla Yurt Dışına Personel Gönderilmesi Hakkında Yönetmeliğin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Yönetmelik

Ticaret Bakanlığı, 2012 yılında yayımlanan ve personelin lisansüstü öğrenim amacıyla yurt dışına gönderilmesini düzenleyen eski Ekonomi Bakanlığı yönetmeliğini yürürlükten kaldırdı. Düzenleme, 21 Mayıs 2026 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girdi.

  • 17/4/2012 tarihli ve 28267 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 'Ekonomi Bakanlığınca Lisansüstü Öğrenim Amacıyla Yurt Dışına Personel Gönderilmesi Hakkında Yönetmelik' tamamen yürürlükten kaldırıldı.
  • Yönetmelik, Resmî Gazete'de yayımlandığı tarih olan 21 Mayıs 2026 itibarıyla yürürlüğe girdi; dolayısıyla kaldırma işlemi de aynı tarihte geçerli oldu.
  • Yönetmeliğin yürütme yetkisi Ticaret Bakanı'na verilmiştir; bu düzenleme, Ekonomi Bakanlığı'nın Ticaret Bakanlığı'na dönüştürülmesinin ardından kalan eski mevzuatın temizlenmesi sürecinin bir parçasıdır.
Kamu Yönetimi & İdari Düzenlemeler Eğitim & Yükseköğretim
Resmî Gazete'de oku →

Tebliğ

Yeni

İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (No: 2026/18)

Ticaret Bakanlığı, Çin menşeli küçük kaynak makinelerine (net 13 kg ve altı) uygulanan dampinge karşı önlemin sona ermesinin ardından dampingin ve zararın yeniden ortaya çıkıp çıkmayacağını incelemek üzere nihai gözden geçirme soruşturması (NGGS) başlatmıştır. Soruşturma, yerli üretici Magma Mekatronik başvurusu ve beş firmanın desteğiyle açılmış olup mevcut önlem soruşturma sonuçlanana kadar yürürlükte kalmaya devam edecektir.

  • Çin menşeli 8515.39 GTP'i altındaki 'net 13 kg ve altındaki kaynak makineleri' için 2015'ten bu yana uygulanan 29-154 ABD doları/adet arasındaki dampinge karşı kesin önlem, soruşturma tamamlanana dek geçerliliğini koruyacaktır.
  • Soruşturma bu Tebliğin yayım tarihi olan 21 Mayıs 2026'da başlamış sayılır; ilgili taraflar (ihracatçı, ithalatçı, yerli üretici vb.) bildirim tarihinden itibaren 37 gün içinde soru formlarını yanıtlamalıdır.
  • ÇHC'li üreticiler piyasa ekonomisi koşullarının geçerli olduğunu ispat edemezlerse normal değer tespitinde emsal ülke olarak Türkiye esas alınacaktır.
Ticaret, Gümrük & Dış Ticaret Sanayi & Rekabet
Resmî Gazete'de oku →

Kurul Kararı

Yeni

Nükleer Düzenleme Kurulunun 20/5/2026 Tarihli ve 2026-22/1 Sayılı Kararı

Nükleer Düzenleme Kurumu, nükleer santral sahalarında güvenlik açısından kritik sistem ve ekipmanların depolanmasına ilişkin kapsamlı kurallar belirledi. Bu karar; etiketleme, konumlandırma, bakım, karantina ve kayıt tutma gibi alanlarda nükleer santral işleticilerine somut yükümlülükler getirmektedir.

  • Nükleer santral sahalarındaki güvenlik açısından önemli sistem ve ekipmanlar; dayanıklı etiketleme, elektronik konumlandırma sistemi ve GOST 15150 standardına uygun kapalı alan depolama koşullarına tabi tutulacak.
  • Uygunsuz, doğrulanmamış veya şüpheli ekipmanlar için fiziksel ve/veya sistemsel olarak ayrılmış, erişimi kontrol altındaki karantina bölgeleri oluşturulması zorunlu kılındı; bakım faaliyetleri imalatçı temsilcisinin katılımıyla yürütülerek kayıt altına alınacak.
  • Karara uyum için nükleer santral işleticilerine yayım tarihinden itibaren en geç 6 aylık süre tanındı.
Enerji & Madencilik Kamu Yönetimi & İdari Düzenlemeler
Resmî Gazete'de oku →

Yargı Bölümü

Anayasa Mahkemesi Kararları

Diğer

Anayasa Mahkemesinin 12/2/2026 Tarihli ve E: 2026/17, K: 2026/24 Sayılı Kararı

Anayasa Mahkemesi, 137 milletvekilinin açtığı iptal davasında, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Gelir İdaresi Başkanlığı'na ait bazı kadroların iptal edilerek yeni kadroların ihdas edilmesini öngören Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünü Anayasa'ya aykırı bulmayarak iptal taleplerini reddetti. Mahkeme, söz konusu kadro düzenlemelerinin yürütme yetkisi kapsamında CBK ile yapılabileceğine oyçokluğuyla hükmetti.

  • İptal davası, 24/12/2025 tarihli ve (191) numaralı CBK'nın 18. maddesiyle; Hazine ve Maliye Bakanlığı'nda 13, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nda 1 kadronun iptal edilip yeni kadroların (Milli Teknoloji ve Yapay Zekâ Genel Müdürü dahil) ihdas edilmesine ilişkin hükümleri kapsıyordu.
  • Mahkeme çoğunluğu, bakanlıkların teşkilat yapısına ilişkin kadro ihdasının CBK ile düzenlenebileceğini, kanunda açıkça düzenlenen bir alan olmadığını tespit ederek iptal taleplerini hem konu bakımından yetki hem de içerik yönünden oyçokluğuyla reddetti; yürürlüğü durdurma talebi de oybirliğiyle reddedildi.
  • Başkanvekili Gökcan, üyeler Yıldırım, Hakyemez ve Yaşar karşıoy kullanarak kadro ihdası ve iptalinin Anayasa'nın 128. ve 161. maddeleri kapsamında münhasıran kanunla düzenlenmesi gereken bir alan olduğunu, dolayısıyla CBK ile düzenlenmesinin Anayasa'ya aykırı olduğunu savundu.
Kamu Yönetimi & İdari Düzenlemeler Çalışma Hayatı & SGK
Resmî Gazete'de oku →
Diğer

Anayasa Mahkemesinin 12/2/2026 Tarihli ve E: 2026/18, K: 2026/26 Sayılı Kararı

Anayasa Mahkemesi, Siber Güvenlik Başkanlığı'nın toplam 204 kadrosunu yeniden düzenleyen Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin (192 sayılı CBK) 4. maddesinin iptali talebini oyçokluğuyla reddetmiştir. Mahkeme, söz konusu düzenlemenin kurumun teşkilat yapısıyla ilgili olduğunu ve Anayasa'ya aykırılık taşımadığını tespit etmiştir.

  • 137 milletvekili tarafından açılan iptal davasında, Siber Güvenlik Başkanlığı'na ait Başkan, Genel Müdür, Daire Başkanı, mühendis, tekniker gibi unvanları kapsayan toplam 204 kadronun CBK ile yeniden düzenlenmesinin Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
  • Mahkeme çoğunluğu, kadro ihdası ve iptaline ilişkin düzenlemelerin kamu tüzel kişiliğine sahip kurumların teşkilat yapısıyla ilgili olduğunu, Anayasa'da münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen bir alana girmediğini ve belirlilik ilkesine aykırılık içermediğini gerekçe göstererek iptal talebini reddetmiştir.
  • Dört üye karşıoy yazısıyla; kadro ihdası ve iptalinin kamu personel rejimini doğrudan etkileyen, bütçe hakkını ilgilendiren ve Anayasa'nın 128. ile 161. maddeleri uyarınca münhasıran kanunla düzenlenmesi gereken bir alan olduğunu, dolayısıyla düzenlemenin iptali gerektiğini savunmuştur.
Kamu Yönetimi & İdari Düzenlemeler Bilişim, Teknoloji & KVKK
Resmî Gazete'de oku →
Kaldırma

Anayasa Mahkemesinin 12/2/2026 Tarihli ve E: 2025/190, K: 2026/38 Sayılı Kararı

Anayasa Mahkemesi, Kamulaştırma Kanunu'nun 10. maddesindeki "tescil hükmü kesin olup" ibaresini Anayasa'ya aykırı bularak iptal etti. Bu ibareye göre kamulaştırma bedelinin tam olarak ödenmesi kesinleşmeden taşınmaz mülkiyeti idareye geçebiliyordu; Mahkeme bunu mülkiyet hakkını ihlal eder nitelikte değerlendirdi.

  • İptal edilen kural: 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10. maddesinin 8. fıkrasındaki 'Tescil hükmü kesin olup…' ibaresi; bu kural, kamulaştırma bedelinin gerçek değeri kesinleşmeden taşınmazın idare adına tescil edilmesine izin vererek malikin tam ödeme almaksızın mülkünü kaybetmesine yol açıyordu.
  • Mahkeme, söz konusu düzenlemenin Anayasa'nın 13., 35. ve 46. maddelerinde güvence altına alınan mülkiyet hakkı ile peşin ödeme güvencesini ihlal ettiğine oybirliğiyle karar verdi.
  • İptal hükmü, doğacak hukuki boşluğun kamu yararını zedelememesi için kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından itibaren dokuz ay sonra yürürlüğe girecektir.
Kamu Yönetimi & İdari Düzenlemeler Çevre, Şehircilik & İmar
Resmî Gazete'de oku →
Diğer

Anayasa Mahkemesinin 12/2/2026 Tarihli ve E: 2025/113, K: 2026/40 Sayılı Kararı

Anayasa Mahkemesi, üst kademe kamu yöneticileri ile kamu kurum ve kuruluşlarında atama usullerini düzenleyen (3) numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde 2025 yılında yapılan değişikliklerin bir kısmını Anayasa'nın belirlilik ilkesine aykırı bularak iptal etti. İptal hükümleri, kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından altı ay sonra yürürlüğe girecektir.

  • CBK'nın 2. maddesinin (2) numaralı fıkrasının birinci cümlesindeki '...görevler ile...' ibaresi ile ikinci cümlesindeki 'Bu cetvellerde...' ibaresinin 'Bu fıkrada...' şeklinde değiştirilmesine ilişkin düzenlemeler, üst kademe kamu yöneticilerinin kim olduğunun CBK'da açıkça belirlenmemesi nedeniyle Anayasa'nın 2. maddesindeki belirlilik ilkesine aykırı bulunarak iptal edildi.
  • Vali yardımcısı ve kaymakam kadrolarına Cumhurbaşkanı kararıyla atama yapılacağını öngören '...vali yardımcısı ve kaymakam kadrolarına Cumhurbaşkanı...' ibaresi ile 2. maddeye eklenen (3) numaralı fıkra ise Anayasa'ya aykırı bulunmadığından iptal talepleri reddedildi.
  • İptal kararları, hukuki boşluk doğurmaması amacıyla kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihten itibaren altı ay sonra yürürlüğe girecek; bu süre zarfında gerekli yasal düzenlemelerin yapılması beklenmektedir.
Kamu Yönetimi & İdari Düzenlemeler
Resmî Gazete'de oku →
Kaldırma

Anayasa Mahkemesinin 26/2/2026 Tarihli ve E: 2026/49, K: 2026/48 Sayılı Kararı

Anayasa Mahkemesi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesinin (1). fıkrasının (a) bendinde yer alan ve 682.000 TL'yi (2026 yılı itibarıyla) geçmeyen davalarda bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı temyiz yolunu kapatan kuralı, istinaf başvurusunun kısmen veya tümden kabul edildiği hâl yönünden Anayasa'ya aykırı bularak oybirliğiyle iptal etti. Bu karar; söz konusu parasal sınırın altında kalan davalarda istinaf mercii tarafından ilk kez verilen kararların temyiz denetimine tabi tutulamamasının adil yargılanma hakkını ihlal ettiğine dayanmaktadır.

  • HMK madde 362/1-(a) kapsamında, miktar veya değeri 682.000 TL'yi geçmeyen davalarda bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinin kararlarına karşı temyiz yolu, istinaf başvurusunun kısmen veya tümden kabul edildiği durumlar yönünden iptal edildi.
  • İptal gerekçesi; istinaf merciinin ilk elden esasa ilişkin yeni bir karar verdiği hâllerde temyiz yolunun kapalı olmasının hükmün denetlenmesini talep etme hakkını (Anayasa md. 36) ve hak arama özgürlüğünü (md. 13) ölçüsüz biçimde kısıtladığı yönündedir.
  • Karar 26/2/2026 tarihinde oybirliğiyle alınmış olup yürürlüğe girmesiyle birlikte bu kapsamdaki davalarda temyiz yolu açık hâle gelecektir; parasal sınır uygulaması ise davanın açıldığı tarihteki miktara göre belirlenmektedir.
Kamu Yönetimi & İdari Düzenlemeler
Resmî Gazete'de oku →
Diğer

Anayasa Mahkemesinin 26/2/2026 Tarihli ve E: 2025/264, K: 2026/54 Sayılı Kararı

Anayasa Mahkemesi, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerinde defter ve belgelerini kaybeden mükelleflere il/ilçe idare kurullarının da zayi belgesi verebileceğini düzenleyen 7440 sayılı Kanun hükmünün Anayasa'ya aykırı olmadığına oybirliğiyle hükmetmiştir. İtirazı yapan Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi'nin, bu yetkinin yargı yetkisini idareye devrettiği yönündeki iddiası reddedilmiştir.

  • 7440 sayılı Kanun'un 10. maddesinin (22) numaralı fıkrasının üçüncü cümlesi, depremzede mükelleflerin defter ve belgelerinin zayi olduğuna ilişkin belgeyi mahkemeler gibi il/ilçe idare kurullarından da alabileceğini hükme bağlamaktadır.
  • Anayasa Mahkemesi, söz konusu belgenin kesin hüküm niteliği taşımadığını, iptali veya değiştirilmesinin mümkün olduğunu ve idari kurulun tespitine karşı yargı yolunun açık kaldığını vurgulayarak kuralın kuvvetler ayrılığı ve adil yargılanma hakkını ihlal etmediğine karar vermiştir.
  • Karar 26/2/2026 tarihinde oybirliğiyle alınmış olup itiraz reddedilmiştir; dolayısıyla ilgili kanun hükmü yürürlükte kalmaya devam etmektedir.
Vergi & Mali Kamu Yönetimi & İdari Düzenlemeler
Resmî Gazete'de oku →
Diğer

Anayasa Mahkemesinin 13/1/2026 Tarihli ve 2021/2869 Başvuru Numaralı Kararı

Ceza infaz kurumunda tutuklu bulunan ve uzaktan öğretim programına kayıtlı olan başvurucu Hüseyin Değirmen'in çevrim içi sınavlara katılma talebi, genel güvenlik gerekçesiyle bireysel değerlendirme yapılmadan reddedilmiştir. Anayasa Mahkemesi, bu uygulamanın Anayasa'nın 42. maddesinde güvence altına alınan eğitim hakkını ihlal ettiğine oyçokluğuyla karar vermiş ve başvurucuya 30.000 TL manevi tazminat ödenmesine hükmetmiştir.

  • Kayseri 1 No'lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Eğitim Kurulu, terör örgütü mensubu mahpusların tamamına yönelik genel bir kararla çevrim içi sınav katılımını yasaklamış; bu karar infaz hâkimliği ve ağır ceza mahkemesi tarafından da onanmıştır.
  • Anayasa Mahkemesi, başvurucunun bireysel durumu değerlendirilmeksizin yalnızca genel güvenlik gerekçesiyle alınan kararın eğitim hakkını ihlal ettiğine oyçokluğuyla (Başkan Bağcı ve Üye Çınar karşıoy) karar vermiştir.
  • Başvurucu 21/4/2024'te tahliye olduğundan yeniden yargılama yoluna gerek görülmemiş; manevi zararlarının karşılanması amacıyla net 30.000 TL tazminata hükmedilmiş, maddi tazminat talebi ise belge sunulmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Eğitim & Yükseköğretim Kamu Yönetimi & İdari Düzenlemeler
Resmî Gazete'de oku →
Diğer

Anayasa Mahkemesinin 13/1/2026 Tarihli ve 2021/22087 Başvuru Numaralı Kararı

Bir ortaokul öğrencisine yönelik cinsel taciz iddiasıyla açılan davada mahkemenin hükmün açıklanmasını geri bırakması kararına karşı yapılan bireysel başvuruda Anayasa Mahkemesi, etkili bir ceza kovuşturması yürütülmediğine hükmederek Anayasa'nın 17. maddesindeki maddi ve manevi varlığı koruma hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir. Dava, yeniden yargılama yapılmak üzere İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.

  • Mahkeme, öğretmen sanığın öğrenciye yönelik eylemlerini cinsel taciz (TCK m. 105) kapsamında değerlendirerek 11 ay 7 gün hapis cezasına hükmetmiş; ancak cezanın açıklanmasını geri bırakmıştır — başvurucular bu kararın yetersiz olduğunu ileri sürerek Anayasa Mahkemesi'ne başvurmuştur.
  • Anayasa Mahkemesi; müfettiş raporundaki görgüye dayalı öğrenci beyanlarının mahkemece yeterince değerlendirilmediğini, sanığın fiziksel temas eylemlerinin (beline sarılma, omzuna el atma gibi) neden sübut bulmadığının kararda gerekçelendirilmediğini ve çocuğun üstün yararı ilkesine özen gösterilmediğini tespit ederek Anayasa'nın 17. maddesinin ihlal edildiğine oybirliğiyle karar vermiştir.
  • Giderim olarak dava İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesine yeniden yargılama yapılmak üzere gönderilmiş; başvuruculara toplam 40.487,60 TL yargılama gideri ödenmesine hükmedilmiştir.
Kamu Yönetimi & İdari Düzenlemeler Eğitim & Yükseköğretim
Resmî Gazete'de oku →
Diğer

Anayasa Mahkemesinin 13/1/2026 Tarihli ve 2022/28626 Başvuru Numaralı Kararı

Anayasa Mahkemesi, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde camdan düşerek ağır yaralanan çocuğun ailesi tarafından açılan tazminat davasında mahkemenin taraflara eşit usul imkânı tanımadığını tespit ederek silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiğine hükmetmiştir. Dava, ihlali gidermek amacıyla yeniden yargılama yapılmak üzere Van 3. İdare Mahkemesine gönderilmiştir.

  • Başvurucuların engelli çocuğu 2013 yılında özel eğitim merkezinde pencereden düşerek bacaklarından kırılmış; ailesi Millî Eğitim Bakanlığı'nın hizmet kusuru bulunduğu iddiasıyla tazminat davası açmış, ancak idare mahkemesi talebi reddetmiştir.
  • Anayasa Mahkemesi; mahkemenin, adli yargıdaki bilirkişi raporunu esas alarak ayrıca bilirkişi incelemesi yaptırmadan karar vermesinin başvurucuları davalı idareye karşı zayıf bir konuma düşürdüğünü saptayarak Anayasa'nın 36. maddesi kapsamında silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiğine oybirliğiyle karar vermiştir.
  • Makul sürede yargılanma hakkının ihlali iddiası başvuru yolları tüketilmediği gerekçesiyle kabul edilemez bulunmuş; maddi-manevi tazminat talebi reddedilmiş, ancak toplam 40.664,10 TL yargılama gideri başvuruculara ödenmesine hükmedilmiştir.
Kamu Yönetimi & İdari Düzenlemeler Eğitim & Yükseköğretim
Resmî Gazete'de oku →

Yargıtay Kararları

Diğer

Yargıtay 3. Hukuk Dairesine Ait Kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, avukatlık ücret alacağına ilişkin icra takibi ile avukat danışmanlık ücreti uyuşmazlığına dair iki ayrı ilk derece mahkemesi kararını usul ve yasaya aykırı bularak kanun yararına bozmuştur. Her iki kararda da mahkemelerin yetki ve taraf sıfatı gibi usul kurallarını doğru uygulamaması bozma gerekçesi olmuştur.

  • Birinci kararda (2026/388): Davacının yerleşim yeri Çiğli'de olduğundan icra takibinin İzmir/Karşıyaka mahkemelerinin yetki alanında yapılması gerekirken, yetkisiz icra dairesinde başlatılan takibin geçersizliği gözetilmeksizin esastan karar verilmesi usule aykırı bulunarak karar kanun yararına bozulmuştur.
  • İkinci kararda (2026/1488): Tüketici Hakem Heyeti'ne 'Burak Yılmaz' adına yapılan başvurunun karar tutanağında 'Burak Yılmaz Hukuk Bürosu' olarak yanlış yazılması, hakem heyetinden kaynaklanan ve re'sen düzeltilebilir bir maddi hata niteliğinde olduğundan, mahkemenin bu hususta esası incelemeden pasif husumet yokluğu gerekçesiyle karar vermesi ve gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
  • Her iki karar da sonuca etkili olmamak üzere HMK'nın 362/2. maddesi gereğince kanun yararına bozulmuş; dosyalar ilk derece mahkemelerine iade edilmiştir.
Kamu Yönetimi & İdari Düzenlemeler
Resmî Gazete'de oku →

Günlük e-posta bülteni

Abone olarak günlük e-posta almayı kabul edersin. Her e-postada tek tıkla çıkış bağlantısı bulunur.