Yargı Bölümü
Diğer
Kaldırma
Anayasa Mahkemesi, 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 148. maddesini iptal etti. Söz konusu madde, noter kâtipleri ve kâtip adayları hakkında hangi eylemin hangi disiplin cezasını gerektirdiğini belirsiz bıraktığından Anayasa'nın 2. maddesindeki hukuki belirlilik ilkesine aykırı bulundu.
- İptal edilen 148. madde; uyarma, kınama, ücretten kesme ve meslekten çıkarma cezalarını sayıyor ancak hangi eylemin hangi cezayı gerektirdiğini belirtmiyor, idareye sınırsız takdir yetkisi tanıyordu.
- İptal hükmü, yeni düzenleme yapılması için zaman tanımak amacıyla Resmî Gazete'de yayımlanmasından itibaren 9 ay sonra (6 Nisan 2027 civarı) yürürlüğe girecek.
- Maddenin birinci fıkrasının iptali nedeniyle uygulanamaz hale gelen ikinci fıkrası da birlikte iptal edildi.
Resmî Gazete'de oku →
Diğer
Anayasa Mahkemesi, kolluk görevlilerinin savcılık talimatı olmaksızın müşteri kılığına girerek gerçekleştirdiği gizli operasyon sırasında elde edilen delillere dayanılarak fuhşa aracılık suçundan mahkûm edilen başvurucunun hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine oyçokluğuyla karar verdi. Kolluk görevlilerinin suçun işlenmesinde pasif değil aktif rol oynadığı tespit edilerek yeniden yargılama yapılmasına hükmedildi.
- Kolluk görevlileri Cumhuriyet savcısının yazılı veya sözlü emri olmaksızın ve hâkim kararı bulunmaksızın gizli soruşturma yürütmüş; başvurucudan iki kadın temin edildikten sonra dört kadın daha isteyerek suçun mağdur sayısının artmasına aktif biçimde katkı sağlamıştır.
- Mahkeme, yargılama gideri olarak toplam 40.487,60 TL (487,60 TL harç + 40.000 TL vekâlet ücreti) ödenmesine hükmetmiş; tazminat talebini ise reddetmiştir.
- Karar 2'ye karşı oyçokluğuyla alınmış olup karşıoy yazan iki üye, polisin suçu ortaya çıkarmak amacıyla kanuni yetkiler çerçevesinde hareket ettiğini ve kışkırtma olgusunun kanıtlanamadığını savunmuştur.
Resmî Gazete'de oku →
Diğer
[Özet üretilemedi: HTTPSConnectionPool(host='212.174.186.1', port=443): Max retries exceeded with url: /eskiler/2026/07/20260706-7.pdf (Caused by ProxyError('Unable to connect to proxy', OSError('Tunnel connection failed: 504 Gateway Timeout')))]
Resmî Gazete'de oku →
Diğer
Anayasa Mahkemesi, rahim ağzı kanseri riskine karşı üç doz HPV aşısı yaptıran ve toplam 8.380,49 TL ödeyen başvurucunun SGK tarafından aşı bedelinin karşılanmaması nedeniyle açtığı davanın reddini bireysel başvuruya taşıması üzerine, Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan maddi ve manevi varlığın korunması hakkının ihlal edilmediğine oyçokluğuyla karar vermiştir. Mahkeme, HPV aşısının SGK'nın "Bedeli Ödenecek İlaçlar Listesi"nde yer almaması nedeniyle Kurum'un geri ödeme yapmadığının yasal çerçeve içinde kaldığını ve kamu makamlarının takdir yetkisini aşmadığını tespit etmiştir.
- Başvurucu 19/8/2023-23/2/2024 tarihleri arasında üç doz Gardasil (HPV) aşısı yaptırmış ve toplam 8.380,49 TL ödemiş; SGK, aşının SUT 'Bedeli Ödenecek İlaçlar Listesi'nde bulunmaması gerekçesiyle geri ödemeyi reddetmiştir.
- Kararın 3 azınlık üyesi (Başkanvekili Gökcan, Yıldırım, Yaşar) ihlal bulunduğu görüşündedir; karşıoy gerekçesinde HPV aşısının DSÖ'nün 2024'te 147 ülkede ulusal bağışıklama programına dahil ettiği, TİHEK'in de ücretsiz sunulması için Sağlık Bakanlığı'na tavsiyede bulunduğu vurgulanmıştır.
- İş mahkemesi, aşının 'hayati önemi haiz olmadığı ve koruma amaçlı olduğu' gerekçesiyle davayı kesin olarak reddetmiş; bu karara karşı olağan kanun yoluna gidilememesi nedeniyle başvurucu doğrudan Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulunmuştur.
Resmî Gazete'de oku →
Diğer
Anayasa Mahkemesi, F Tipi cezaevinde "tehlikeli tutuklu" statüsüne alınan ve bu nedenle radyo-televizyon haklarına yaklaşık dört yıl kısıtlama uygulanan hükümlünün özel hayata saygı hakkı ile masumiyet karinesinin ihlal edildiğine oybirliğiyle karar verdi. Mahkeme, kısıtlamaların belirli aralıklarla yeniden değerlendirilmeden sürdürülmesini ve ceza infaz kurumunun hüküm kesinleşmeden "aktif örgüt üyesi" nitelendirmesi yapmasını anayasaya aykırı buldu.
- 5/6/2017'de alınan tehlikeli tutukluluk kararı, başvuru tarihi olan 23/6/2021'e kadar yeniden değerlendirilmeden uygulandı; bu süre yaklaşık dört yıldır.
- Ceza infaz kurumunun kararda 'FETÖ mensubu', 'örgütlü', 'örgütünden ayrılmadı' gibi ifadeler kullanması, mahkûmiyet henüz kesinleşmemişken masumiyet karinesini ihlal etti.
- Yeniden yargılama yapılmak üzere dosya Ankara Batı 1. İnfaz Hâkimliğine gönderildi; başvurucuya toplam 40.487,60 TL yargılama gideri ödenmesine hükmedildi.
Resmî Gazete'de oku →