Anayasa Mahkemesinin 26/3/2026 Tarihli ve E: 2025/210, K: 2026/70 Sayılı Kararı
Anayasa Mahkemesi, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı tespit edilen eş ve çocukların ölüm geliri/aylığının kesileceğini ve fazla ödenen tutarların geri alınacağını düzenleyen 5510 sayılı Kanun'un 56. maddesinin ikinci fıkrasına yapılan itirazı oybirliğiyle reddetti. Mahkeme, söz konusu kuralın mülkiyet hakkını, eşitlik ilkesini ve ölçülülük ilkesini ihlal etmediğine hükmetti.
- İtiraz, İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesi tarafından Anayasa'nın 9., 10., 17., 20., 35., 125. ve 141. maddelerine aykırılık gerekçesiyle yapılmış; Mahkeme yalnızca 10., 13. ve 35. maddeleri yönünden inceleme yaparak kuralı Anayasa'ya uygun bulmuştur.
- Kural; hakkın kötüye kullanılmasını önlemek ve sosyal güvenlik sisteminin sınırlı kamu kaynaklarını verimli kullanmak amacıyla getirilmiş olup Mahkeme bu amacın meşru ve ölçülü olduğunu tespit etmiştir.
- Gelir/aylığı kesilen eş ve çocukların boşandıkları eşiyle birlikte yaşamayı sona erdirmeleri hâlinde aylıklarının yeniden bağlanabileceği, dolayısıyla sosyal güvenlik haklarının tamamen ortadan kalkmadığı vurgulanmıştır.
Ne getiriyor?
Anayasa Mahkemesi, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı tespit edilen kişilerin ölüm aylığı ve gelirinin kesileceğini ve daha önce yapılan ödemelerin geri alınacağını düzenleyen 5510 sayılı Kanun'un 56. maddesinin ikinci fıkrasının Anayasa'ya aykırı olmadığına 26/3/2026 tarihinde oybirliğiyle karar verdi. Mahkeme, söz konusu kuralın mülkiyet hakkını orantısız biçimde kısıtlamadığını, eşitlik ilkesini ihlal etmediğini ve hakkın kötüye kullanılmasını önleme ile sınırlı kamu kaynaklarının verimli kullanılması gibi meşru amaçlara dayandığını tespit etti. Bu kararla kural yürürlükte kalmaya devam etmektedir.
Kimleri etkiliyor?
- Boşandıktan sonra eski eşiyle aynı çatı altında yaşamayı sürdüren ve bu nedenle ölüm aylığı ya da geliri kesilen eş ve çocuklar
- Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan (SGK) ölüm aylığı veya ölüm geliri alan boşanmış hak sahipleri
- SGK'nın yersiz ödeme yapıldığını tespit ettiği durumlarda ödenen tutarların iadesiyle karşı karşıya kalan kişiler
- İtiraz başvurusuna konu olan davadaki gibi aylığı kesilen ve borç bildirim belgesiyle muhatap olan bireyler
Yürürlük: Karar, 26/3/2026 tarihinde verilmiş olup itirazın reddiyle mevcut yasal düzenleme yürürlükte kalmaya devam etmektedir; karar 14 Temmuz 2026'da Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
Sık sorulan sorular
Bu karar ne anlama geliyor; aylığım kesilirse ne yapabilirim?
Anayasa Mahkemesi, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen kişilerin ölüm aylığının kesilmesini düzenleyen kuralın Anayasa'ya aykırı olmadığına hükmetti; yani kural geçerliliğini korumaktadır. Aylığınız kesildiyse ve bu tespite itiraz etmek istiyorsanız ilgili yargı yollarına başvurmanız gerekir; bu konuda mahkeme herhangi bir değişiklik getirmemiştir.
Boşandığım eşimle aynı evde yaşadığım nasıl tespit edilir?
Kararda, bu tespiti yapma yükümlülüğünün esas itibarıyla SGK'ya ait olduğu belirtilmekte; eksik araştırma yapılması hâlinde ise mahkemelerin devreye girdiği ifade edilmektedir. Tespite ilişkin ayrıntılı yöntemler bu kararda düzenlenmemiştir.
Kesilen aylıklar geri alınacak mı, ne kadar geriye gidebilir?
Evet; kuralın açık düzenlemesine göre ödenmiş olan tutarlar 5510 sayılı Kanun'un 96. maddesi hükümleri çerçevesinde geri alınır. Kasıtlı veya kusurlu davranıştan kaynaklanıyorsa hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık ödemeler, kurumun hatalı işleminden kaynaklanıyorsa ise en fazla beş yıllık ödemeler geri alınabilir.
Boşandıktan sonra eski eşimle yaşamayı bırakırsam aylığım yeniden bağlanır mı?
Evet; kararda, kural uyarınca gelir ve aylıkları kesilen eş ve çocukların, boşandıkları eşiyle fiilen birlikte yaşamaya son vermeleri durumunda kendilerine tekrar gelir veya aylık bağlanabileceği açıkça belirtilmektedir.
Anayasa Mahkemesi bu kuralı neden iptal etmedi?
Mahkeme; kuralın hakkın kötüye kullanılmasını önleme ve sosyal güvenlik sisteminin sınırlı kaynaklarını koruma gibi meşru kamu yararı amaçlarına dayandığını, mülkiyet hakkına getirilen sınırlamanın kanuni olduğunu, bu amaca ulaşmak için elverişli ve gerekli olduğunu, ayrıca kişilere katlanamayacakları orantısız bir külfet yüklemediğini saptayarak itirazı oybirliğiyle reddetti.
Bu özet yapay zeka ile üretilmiştir; bağlayıcı değildir. Esas alınacak metin Resmî Gazete'nin kendisidir.