Anayasa Mahkemesinin 16/12/2025 Tarihli ve 2016/1845 Başvuru Numaralı Kararı
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, terör örgütü propagandası veya halkı kin ve düşmanlığa tahrik gerekçesiyle kitap, dergi ve broşürleri toplatan mahkeme kararları nedeniyle yazar, yayıncı ve siyasi partilerin ifade ile basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine oyçokluğuyla karar verdi. Söz konusu toplatma kararlarının kanunilik şartını karşılamadığı, fiilen kalıcı bir yasak niteliği kazandığı tespit edilerek ilgili davalarda yeniden yargılama yapılmasına ve başvuruculara manevi tazminat ödenmesine hükmetti.
- Başvurucular arasında Hasan Kaya Cemal, Rojvin Perişan gibi yazarların yanı sıra CHP ve HDP ile çok sayıda yayınevi bulunmakta olup toplatma kararları 2015-2023 yılları arasında farklı mahkemelerce verilen 11 ayrı bireysel başvuruyu kapsamaktadır.
- Mahkeme; toplatma kararlarının ilgililere tebliğ edilmemesini, yetkisiz sulh ceza hâkimliklerince verilmesini ve soruşturma/kovuşturma koşulu aranmaksızın uygulanmasını kanunilik ölçütünü ihlal eden yapısal sorunlar olarak tespit etti.
- Bir üye (Ömer Çınar) karşıoy kullanarak Basın Kanunu'nun 25. maddesinin kanunilik ölçütünü sağladığı ve yerel mahkeme kararlarında bariz takdir hatası bulunmadığı görüşüyle çoğunluğa katılmadı.
Ne getiriyor?
Anayasa Mahkemesi, terör örgütü propagandası yaptığı şüphesiyle toplatılan kitap, dergi ve broşürler nedeniyle ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine oyçokluğuyla karar verdi. Mahkeme, söz konusu toplatma, basım yasağı, dağıtım ve satış yasağı kararlarının yasal dayanaktan yoksun olduğunu ve bu nedenle Anayasa'nın 26. ve 28. maddelerini ihlal ettiğini tespit etti. Davalar yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemelere gönderildi ve başvuruculara manevi tazminat ile yargılama giderlerinin ödenmesine hükmedildi.
Kimleri etkiliyor?
- Kitap, dergi ve broşürleri toplatma ya da basım/dağıtım/satış yasağı kararlarıyla karşılaşan yazarlar
- Yayınevleri ve basım-yayım şirketleri (Gelenek Yayın, Avesta Reklam, İmera Yayın, Payiz Yayın ve diğerleri)
- Siyasi partiler (Cumhuriyet Halk Partisi ve Halkların Demokratik Partisi gibi yayın organı bulunan kuruluşlar)
- Toplatma kararlarına itiraz eden gazeteci ve köşe yazarları
Yürürlük: Karar 16 Aralık 2025 tarihinde verildi ve 17 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı.
Sık sorulan sorular
Anayasa Mahkemesi bu davada ne karar verdi?
Mahkeme oyçokluğuyla, başvurucuların yazar ya da yayımcısı olduğu basılmış eserler hakkında verilen toplatma, basım, dağıtım ve satış yasağı kararlarının Anayasa'nın 26. ve 28. maddelerinde güvence altına alınan ifade ve basın özgürlüklerini ihlal ettiğine karar verdi.
Bu toplatma kararları neden hukuka aykırı bulundu?
Mahkeme, söz konusu kararların 5187 sayılı Basın Kanunu'nda öngörülen yasal koşulları taşımadığını, kararların ilgililere tebliğ edilmediğini ve bu nedenle itiraz haklarının da engellendiğini belirledi; ayrıca kararların ceza yargılamasından bağımsız kalıcı bir yasak niteliği aldığını tespit etti.
Etkilenen kişilere ne yapılacak?
Davaları yargılayan mahkemeler yeniden yargılama başlatacak; ayrıca başvuruculara ekli listede belirtilen miktarlarda manevi tazminat ve yargılama giderleri ödenecek. Tazminat ödemeleri, kararın tebliğinden itibaren dört ay içinde yapılacak; gecikme hâlinde yasal faiz işleyecek.
Hangi eserler bu davada toplatılmıştı?
Aralarında 'Çözüm Sürecinde Kürdistan Günlükleri', 'Anneanne Ben Aslında Diyarbakır'da Değildim', 'Toprağın Şarkısı', 'Kürtler ve Kürdistan', 'Boyun Eğme' dergisi ve '21 Soruda FETÖ'nün Siyasi Ayağı' isimli kitabın da bulunduğu çok sayıda kitap, dergi ve broşür toplatılmış ya da satışı yasaklanmıştı.
Tüm hâkimler aynı görüşte miydi?
Hayır; üye Ömer Çınar ihlal olmadığı görüşüyle karşıoy kullandı ve yerel mahkemelerin kararlarının bariz takdir hatası ya da keyfilik içermediğini, bu nedenle ifade özgürlüğü ile basın hürriyetinin ihlal edilmediğini savundu.
Bu özet yapay zeka ile üretilmiştir; bağlayıcı değildir. Esas alınacak metin Resmî Gazete'nin kendisidir.